Quotes
"Sıradan insan onur arar, onursuzluk değil. Başarıya sevinir ve başarısızlıktan tiksinir. Ölümden korkarken hayatı sever. Bilge kişi bunları kabul etmez, böylelikle hayatını basitçe yaşar. Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar. Bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Dünyayı sever ve sakin kalır. Başkalarını endişelendiren şeyler karşısında tevazu ile davranır, ne hareket eder ne ettirilir, ve böylece her şeyin korunmasında güvenilebilir."
"Bilgiyi izlerken eldekilere her gün yenisi eklenir. Ama Tao’nun yolunu izlerken, eldekiler azalır; daha az çabalanır, ta ki çabalama kalmasın. Gayret dizginlenmezse hiçbir iş yarım kalmaz. Doğanın yolu değişim tasarlayarak değil nesneleri kendi gidişine bırakarak hüküm sürer."
"Tıpkı zengin ve bayındır toprak gibi büyük bir ülke de kabul edici ve sakindir. İncelik sahibi kişi sakinliği ve ona yöneleni kabul etmesi sayesinde güçlünün üstesinden gelir. Bir ülke başka bir ülkeyi diğer ülkeye yol vererek yenebilir. Küçük bir ülke büyüğe teslim olup silahsızken bile onu yenebilir. Yenenin muradı teslimiyet olmalı; ancak teslimiyetle karşı tarafın üstesinden gelinir. Bayındır bir ulus kaynaklarını tam olarak kullanmak için daha kalabalık olmaya ihtiyaç duyabilirken böylesi doğal serveti olmayan ülke halkının gereksinimlerini karşılamaya ihtiyaç duyabilir. Birlik içinde hareket ederek her ikisi de ihtiyaçlarına kavuşabilir."
"Her şeyin kaynağı Tao’dadır. O iyi için bir hazine, muhtaçlar için bir sığınaktır. Unvanı övgüyle satın almak mümkünse de saygınlık iyi iş başararak kazanılır. Tao’yu bulmamış diye hiç kimseden umudu kesmemek gerekir. Armağanlar gönderilen kutlu günlerde kısrak ya da elmas yerine Tao’nun öğretisini gönderin. Doğanın yolunu ilk keşfettiğimizde biz, kabahatlerimizin geçmişte yani ait oldukları yerde kaldıklarını öğrendiğimiz için mutlu bir hazine bulduğumuzun farkına vardığımız için ise çok mutluyuz."
"Tasarlamadan hareket et; doğal bir şekilde çalış ve tatsızın tadını al. Küçüğü büyüt; azı çok kıl ve acıyı itinayla ödüllendir. Karmaşıktaki basiti ara ve küçük nesnelerde büyüklüğe er. Zor işlerin bile kolaylıkla yapılması ve büyük eylemlerin küçük işlerden oluşması doğanın yoludur. Bilge kişi büyüklüğe, küçük işler misliyle katlanınca erer. Kolayca verilen sözler en kolayca dönülenlerdir ve yeterince itinalı hareket etmemek ardından felaket gelmesine yol açar. Bilge kişi sorunlarla, ortaya çıktıkları gibi yüzleşir; bu sayede sorunlar ona sıkıntı olmaz."
"Sorunlar ortaya çıkmadan önce kabul edilip ele alınırsa daha başlamadan kargaşanın önüne geçilebilir, o sayede huzur korunabilir. Kırılganı incitmek kolaydır, küçüğü saçmak da. Koca ağaçlar en küçük budaklardan biter; sekili bir bahçe bir küp topraktan çıkar ve uçsuz bucaksız yolculuklar ilk adımı atmakla başlar. Yapacaklarını kafasında kuran, kendi amacını yok eder. Bir şeye sarılan, onu yitirmeye mahkûmdur. Bilge kişi kafasında yenmeyi kurmaz ki yenilsin, bir şeye sarılmaz ki yitirsin. Bitirmek üzereyken bozgun kolaydır, onun için sadece başlangıçta değil, sonuna kadar itinayı elden bırakma. Bilge kişi fikirlere sarılmanın değil arzularında özgür olmanın peşindedir. Bilge kişi kaybolanları geri getirir ve Tao’yu bulmalarına yardım eder."
"Tao bir yay kadar esnektir; yüksektekini alçaltır, alçaktakini yükseltir. O uzamış teli kısaltır, kısa geleni de uzatır. İhtiyacından çoğuna sahip olandan alıp ihtiyaç sahiplerine dağıtmak Tao’nun yoludur. Sıradan insanın yolu Tao’nunki değildir; çünkü öyleleri yoksuldan alıp zengine verirler. Bilge kişi hiçbir şeye sahip olmadığını bilir, onun için işinde gücünde olup tanınmaksızın mülkünü dünyaya verir. Bilge üstüne düşeni böyle yerine getirir; bilgelikle geçinmeden, kimseye göstermeden bilgeliğinden verir."
"Hasmına eğilmekte su gibisi yoktur; ona gelen katı ve güçlüyken bile incelikte ve akışkanlıkta suyun dengi bulunmaz. Güçsüz güçlüyü esnek de serti yenebilir. Bu çok yaygın bir bilgi olduğu halde pek azı bunu hayatında uygular. Tezatmış gibi görünse de insanların aşağılamalarını kaldırabilen kişi yönetmeye uygundur. Önderlik etmeye uygun olan da ülkesinin felaketleriyle bizzat yüzleşendir."
"Ülke insanları arasında borçlarını bilsinler diye anlaşma ve senetler yapıldığında pek çoğunun ödevini ifa etmediği vakidir. Bilge kişi aynısını başkalarından beklemediği halde kendi ödevlerinin ifasını garanti eder, onun erdemi budur. Borcunu kendi yerine başkasının ifa etmesini isteyen kişi erdemsizdir. Doğanın yolu böyle hallerde dayatmada bulunmaz; ama hep iyiden yana kalır ve onların ödülü olarak davranır."
"Tao seyahat etmeden de bilinip gözlenebilir. Göklerde olan biten de pencereden bakmadan görülebilir. Ne kadar uzağa gidilirse o kadar az olur bilinen. Ondandır bilge kişinin bakmadan her şeyi görmesi ve kendini geliştirme kaygısı olmadan çalışarak Tao’nun bütünlüğünü keşfetmesi."
"Doğanın yoluna dikkat edildiğinde, tüm şeyler kendi fonksiyonlarına uygun hareket ederler; atlar arabaları çeker ve sabanın önünden giderler. Fakat doğanın yoluna dikkat edilmediğinde atlar çarpışma ve savaş için yetiştirilirler. Arzu, hoşnutsuzluğa sebep olur iken yeterliliği bilen kişi ihtiyacına daha kolay sahip olur."
"Tao soyuttur ve bu sebepten bir forma sahip değildir. Ne yükselirken parlaktır ne de batarken karanlık. Elle tutulamaz ve ses çıkarmaz. Formsuz ya da suretsiz, varlıksız, formsuzluğun formu, tanımların ötesindedir, tarif edilemez ve anlayışımızın ötesindedir. Hiçbir isimle çağrılamaz. Önünde durduğunuzda bir başlangıcı yoktur; takip edildiğinde bile bir sonu yoktur. An itibarı ile (gerçekliği) vardır. Şu ana uygulayın, onu iyi takip edin ve başlangıcına ulaşın."
"Eskilerin bilgesi bilgili ve akıllıydı; kaledeki bir adam gibi, büyük dikkat gösterirdi, tetikte, kavrayışlı ve uyanıktı. Kendisi için hiçbir şey arzu etmeden ve değişim adına değişim için hiçbir arzuya sahip olmadığından, eylemlerinin anlaşılması güçtü. Uyanık olduğundan tehlike konusunda korkuya sahip değildi; mukabeleye hazır olduğundan korkuya ihtiyacı yoktu. Ziyaret eden bir misafir gibi kibar ve bir bahar zamanı buzu gibi esnekti. İstekleri olmadığından şiddetli arzu tarafından dokunulmamıştı. Kavrayışı ve gizemli bilgisinin ölçülemez derinliği, başkalarının onun mütereddit olduğunu düşünmesine sebep olurdu. Kalbi saftı, kesilmemiş bir yeşim gibi, çamurlu suyu kendi haline bırakarak temizlerdi. Sakin ve aktif kalarak yenilenme gereksinimini azaltırdı."
"Sadece oluşun yoluyla bulunabilir olmayış. Toplum; doğal akış durumundan kaos gibi görünen şeye değiştiğinde, üstün insanın içsel dünyası düzenli ve barış içinde kalır. Durağan kalarak benliği bağlantısızdır. Topluma geri dönüşünde yardımcı olur, doğanın ve barışın yoluna doğru (gitmesine). Anlayışın değeri açıkça görülebilir kaos sona erdiğinde. Tao ile bir olmak barış içinde olmaktır ve onunla çatışma halinde olmak kaosa ve bozulmaya götürür. Tao’nun tutarlılığı bilindiğinde, zihin onun değişim durumlarına açıktır. Tao ile bir olduğundan, bilge kişi art niyet taşımaz takipçilerine karşı. Eğer insanların lideri olarak kabul edilirse yüksek itibar görür. Tüm hayatı boyunca, oluşta ve olmayışta Tao onu korur."
"Dış dünya narindir, onun doğallığına burnunu sokan kendine zarar vermeyi göze alır. Onu yakalamaya çalışan böylece yitiriverir. Her şey değişir, doğaldır; bazen zamanından ileri, bazen de geri olmaktan. Zamanlar vardır nefes almanın bile zor olabildiği. Ne var ki doğal olan kolaydır. Kişi kimi zaman güçlü, kimi zaman zayıftır, kimi zaman hasta, kimi zaman birinci, bazen de takipçi. Bilge uğraşmaz dünyayı zorbalıkla değiştirmeye, zira bilir ki zorbalığın sonucu yine zorbalıktır. Uçlardan ve aşırılıklardan uzak durur; ama tuzu kuru da olmaz."
"Tao’nun yolunda rehberlik ederken, kuvvet kullanımından nefret et. Bu, direnişe ve kuvvet kaybına yol açtığından, Tao’nun iyi takip edilmediğini gösterir. Sonuçlara ulaş; fakat şiddet yoluyla değil, hem doğal yola aykırı olduğu ve hem diğerlerine hem de kişinin benliğine zarar verdiğinden. Büyük bir savaşın canlanışında hasat yok edilir ve bir ordunun uyanışında tarlalarda yabani otlar büyür. Bilge lider sonuçlara ulaşır; ama onlarla şan kazanmaz; zaferleri ile gururlanmaz ve onlarla böbürlenmez. Bilir ki böbürlenmek doğal yol değildir ve bilir ki yola karşı giden kişi, çabalarında başarısız olacaktır."
"Savaş silahları korkunun araçlarıdır ve Tao’yu takip edenler tarafından tiksinilirler. Doğal yolu takip eden bir lider, onlara katlanmaz. Savaşçı kral sağına doğru eğilir, generallerinin nasihatlerinin geldiği yöne. Fakat barışçı kral soluna bakar, barış zamanı danışmanının oturduğu yere. Ne zaman baksa sola, barış zamanıdır ve sağa, üzüntü zamanı. Savaş silahları korkunun araçlarıdır ve tercih edilmezler, onları sadece başka bir seçenek olmadığında kullanan bilge kişiler tarafından. Barış ve huzurun kalplerine aziz olduğu, ve zaferin onlara sevinç getirmediği. Zaferde sevinmek öldürmekten zevk almaktır. Öldürmekten zevk almak öze sahip olmamaktır. Savaşı yönetmek bir cenazeyi yönetmek gibidir. İnsanlar öldürüldüğünde, bu bir matem zamanıdır. İşte bu nedenden zafer kazanılan bir savaş bile sevinç duymadan incelenmelidir."
"Tao sonsuzdur; ama şöhretli değildir. İşlenmemiş bir taş gibi, kıymeti küçük görülür, insan için değeri tüm ölçülerin ötesinde olduğu halde. Tanımlanabilir olsaydı, kullanılabilirdi. Anlaşmazlıkları ve Tao’nun yolunu öğretmek gereksinimini ortadan kaldırmak için; tüm insanlar Tao’nun barışını kabul eder. Tatlı çiğ dünyayı beslemek için inerdi, Tao bölündüğünde. O zaman ihtiyaç vardır isimlere; çünkü oyulmuş taş gibi parçaları artık görünür olurdu. Zamanında durdurarak eziyet etmeyi ve çatışmayı didişme boşa çıkarılır ve tehlikeden kaçınılır. İnsanlar bundan sonra Tao’nun bilgeliğini arar, tıpkı tüm nehirlerin büyük denize dökülmesi gibi."
"Geçmişe bakınca, kendi zamanında kusursuz görünen başarılar noksan ve bozuk görünebilir; ama bu demek değildir ki o başarıların faydası sürmedi. Bir zaman dolu görünen sonradan boş görünebilir yine de henüz tükenmemiştir. Bir defasında doğru görünen bir dahakinde eğri görünebilir. Zekâ, aptallık görünebilir; güzel söz söyleyiş, patavatsızlık görünebilir. Hareket soğuğu alt edebilir, durağanlık da sıcağı; ama hareketteki durağanlık Tao’nun yoludur."
"Küçük bir ülkenin pek çok makinesi olabilir; ama halkın işine yaramayabilirler; kullanmadıkları tekne ve binekleri olur; zırh ve silahları gösterilmez; çünkü ölüme ciddiyetle bakarlar. Yazdıkları kadar düğüm atmazlar ve evden çok uzağa yolculuk etmezler. Yedikleri yemekler sade ve iyidir, giysileri de sade; evleri güvenlidir sürgüsüz demirsiz ve onlar kendi bildikleri gibi yaşayarak mutludurlar. Komşuların horoz ve köpekleri seslerini uzağa yetiremeseler de bu köylerin insanları çok yaşayıp huzur içinde ölür."